 |
TÜRKSAM Başkanı Sinan OĞAN Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile Görüştü
07 Eylül 2010
Valdai Formu’un resmi kısmı sonrasında TÜRKSAM Başkanı Sinan OĞAN sırasıyla; St. Petersburg Valisi Valentina Matviyenko, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Vladimir Putin ile görüşmüştür. Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Shuvalov ile de 7 Eylül tarihinde görüşecektir. |
|
 |
Ağrı Dağı'nda Provokatif Eylem
16 Ağustos 2010
Türkiye’nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı geçtiğimiz hafta Ermenilerin bayrak tacizi sebebiyle ulusal basının gündemine girdi. Arazisinin yüzde 70’inden fazlası Iğdır ili sınırları içerisinde olduğu halde yıllardır isim benzerliği sebebiyle Ağrı ilimiz tarafından sahiplenilen Ağrı Dağı maalesef bu ilimiz yönetimi tarafından yeterince ilgi görmemiş ve adeta sahipsiz bir hazine olarak yanıbaşımızda duruvermiştir. |
|
 |
Abdullah Gül Bakü’ye Giderken, Dimitri Medvedev Erivan’a Gidiyor…
16 Ağustos 2010
Bu hafta Kafkasya’da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bölgenin iki önemli gücünün Cumhurbaşkanları bölgede savaş hali devam eden iki ülkeyi ziyaret etmektedir. Önce 16 Ağustos 2010 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Bakü’ye gitmiştir. Ardından ise 19 Ağustos 2010 tarihinde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dimitri Medvedev Erivan’a ziyarete gidecektir. |
|
 |
TÜRKSAM Başkanı Sinan OĞAN ile Ermeni Sorunu ve Bölgesel Gelişmeler Üzerine Mülakaat
28 Temmuz 2010
Ortadoğu’da İsrail ve Kafkasya’da da Ermenistan’ın uzlaşmaz ve barıştan uzak tutumları sebebiyle her iki bölgede de ciddi sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunların kısa vadede çözülmesi pek mümkün gözükmemektedir. Ancak Kafkasya’da sorunların çözümü Ortadoğu’dan daha kolaydır. Barış ancak her iki taraf da buna istekli olursa hayata geçebilir. Türkiye’nin tek başına çabaları elbette ki, buna yeterli olmayacaktır. Bunun için İsrail’in ortadoğu’da ve Ermenistan’ın da Kafkasya’da barışa doğru adımlar atması gerekir. |
|
 |
Sınır Komşularımızla Sıfır Sorundan, Mahalle Komşularımızla Etnik Soruna
27 Temmuz 2010
Türkiye son otuz yılda görülmedik bir şekilde hassas bir sürece girmiştir. Ülkede toplumsal ayrışma, etnik ötekileştirme ve kurumlar arası kavga ile siyasetteki geleneksel uzlaşma kültürünün eritilmesi toplumda çatışma potansiyelini en üst düzeylere çıkarmıştır. Türkiye özellikle son aylarda bir taraftan etnik bölücü terörün kıskacı içerisine alınmıştır. Diğer taraftan ise bu kıskaç daraltılarak toplum katmanları arasında siyasi tarafgirlik yükseltilirken, ülke etnik çatışma ortamına sürüklenmeye çalışılmaktadır. |
|
 |
STK’lar ve Medya Üzerinden PKK Terör Örgütünü Muhatap Aldırma Çabaları
21 Temmuz 2010
Yaklaşık 30 yıldır bilfiil ve son iki yüz yıldır da çeşitli vesilelerle terör ve ayrılıkçılık faaliyetleri ile meşgul olan bir ülke ve toplumuz. Osmanlıda isyanlar ve özellikle de Balkanlarda başlayan ayrılıkçı, etnik terör bu ülkede çok can almış, devlet de bu faaliyetlere karşı bir savunma mekanizması geliştirmişti. Sonrasında Cumhuriyetin kurulması ve ardından da yaşanan savaşlar ve yine gündeme gelen isyanlarla uğraşan genç Türkiye Cumhuriyeti de |
|
 |
Ne Olacak Bu Afganistan’ın Hali?
20 Temmuz 2010
Türkiye’de kronikleşen sorunlar için genelde kullandığımız bir tabir vardır. Birkaç kişi bir araya geldi mi hep aynı soru sorulur: “Ne olacak bu memleketin hali? diye. Benzer sorular bu aralar Afganistan için sorulur oldu. Zira alınan hiçbir önlem Afganistan’ın sorununa çözüm getirememiştir. Yapılan hiçbir toplantıda Afganistan için sihirli bir formül bulunamamıştır. Sihirli bir formül bulabilmek için son toplantı Kabil’de yapılmaktadır. |
|
|
|
 |
Terör Konusunda Sinan Oğan İle Röpörtaj
12 Temmuz 2010
Yeni Çağ Gazetesi’den Sümeyra Yılmaz, Önsel Önal, Fatih Erboz ve Macit Soydan Türkiye’den çeşitli uzman ve kesimlerle röportajlar yaparak terör konusunda bir yazı dizisi hazırlamıştır. “Kanlı Terörle Yüzleşme” isimli yazı dizisinin 7 Haziran 2010 ve 8 Haziran 2010 tarihlerinde iki bölüm halinde TÜRKSAM Başkanı Sinan OĞAN |
|
 |
ABD- Rusya Ajan Savaşı mı, Rusya’da Tutuklu Casusları Serbest Bırakmak İçin Bir Kılıf mı?
10 Temmuz 2010
Renkli basının iddiası ile ifade edecek olursak “Soğuk Savaş sonrasının en büyük ajan şebekesinin çökertilmesi” ve yine son yılların en büyük casus takası sadece ABD ve Rus basının değil, bütün dünyanın da gündeminde önemli bir yer tutmaya devam etmektedir. Bütün önceki örneklerinden farklı olarak bu defa ABD ile Rusya arasında yaşandığı iddia edilen casus savaşı daha çok ABD’de yakalanan Anna Chapman isimli “hoş bir hatunun” maceraları üzerinden gündemimizde yer bulmaya devam etmektedir. |
|
|